Vertigo yani baş dönmesi, kulak burun boğaz polikliniklerine başvuran hastaların en sık dile getirdiği şikayetler arasında yer alır. Kimi hastalar için baş dönmesi kısa süreli bir sersemlik hissiyken, kimi hastalar için günlük yaşamı tamamen durduran, yatağa bağlayan ciddi bir problemidir.
Bu sayfada, vertigo yaşayan hastaların şikayetlerini nasıl ifade ettiğini, bu şikayetlerin hangi hastalıklara işaret edebileceğini ve doğru tanının neden tedaviden daha önemli olduğunu, Prof. Dr. Şenol Polat’ın klinik yaklaşımı çerçevesinde ele alıyoruz.
Düşme Sebebi Olarak Vertigo ve Tedavisi ile ilgili bu makaleye de göz atabilirsiniz.
İÇİNDEKİLER
ToggleVertigo ve Baş Dönmesi Arasındaki Fark Nedir?
Baş dönmesi; Aslında kelime anlamı itibarı ile vertigo Türkçe ye baş dönmesi şeklinde çevrilebilir. Ancak Baş dönmesinin sistemik bazı nedenleri de olabilir, mesela tansiyon düşüklüğü, kan şekeri dalgalanmaları, yorgunluk veya stres gibi. Ancak bu bölümde anlattığımız vertigo ise genellikle denge sisteminin bir bozukluğudur ve çoğu zaman iç kulak veya denge siniriyle ilişkilidir.
Vertigoda hastalar sıklıkla çevrenin kendi etrafında döndüğünü, zeminin kaydığını ya da bedenlerinin bir tarafa savrulduğunu tarif eder. Bu his, kısa süreli olabileceği gibi saatler hatta günler süren ataklar şeklinde de görülebilir.
Vertigo Hastaları Şikayetlerini Nasıl Tarif Eder?
Baş dönmesi, vertigo hastalarının en sık dile getirdiği şikayetlerden biridir. Ancak bu his her hastada aynı şekilde yaşanmaz. Vertigonun türüne, süresine ve altta yatan nedene bağlı olarak hastaların tarifleri belirgin şekilde farklılık gösterebilir. Klinik değerlendirmede sık karşılaşılan hasta ifadeleri şunlardır:
“Etrafımdaki her şey dönüyormuş gibi hissediyorum; bu dönme hissine mide bulantısı ve bazen kusma eşlik ediyor.”
“Sürekli bir dengesizlik hissi var, ayakta dururken ya da yürürken kendimi güvende hissetmiyorum.”
“Hiç alkol kullanmadığım halde, sarhoş gibiyim ama keyif verici bir his değil; kontrolümü kaybediyormuşum gibi.”
“Öne doğru eğildiğimde her şey dönmeye başlıyor, bu yüzden dik durmak zorunda kalıyorum.”
“Başımı geriye doğru eğdiğimde bayılacak gibi oluyorum.”
“Yürürken sık sık dengemi kaybediyorum, bazen tutunma ihtiyacı hissediyorum.”
“Bir anda kulağımda basınç ve uğultu oluşuyor, hemen ardından başım dönüyor.”
“Yürürken sanki zemin kayıyormuş ya da yer beni içine çekiyormuş gibi bir his yaşıyorum.”
“Başımı hızlı çevirdiğimde görüntü bulanıklaşıyor ve dengeyi toparlamakta zorlanıyorum.”
“Birden mide bulantısı ve karın rahatsızlığı başladı, kusma oldu; etrafım dönüyordu, önce mide üşütmesi sandım.”
“Sürekli deniz tutmuş gibiyim, sallanıyormuşum hissi geçmiyor.”
“Bir tarafa doğru savruluyormuş gibi hissediyorum ve adımlarımı kontrol edemiyorum.”
“Yürürken sendeliyorum, özellikle kalabalık veya açık alanlarda bu daha belirgin oluyor.”
“Bu ataklar günün herhangi bir saatinde aniden ortaya çıkabiliyor. Çevremde bir şeylerin hareket ettiği hissi ve yoğun denge kaybı oluyor. Bazı nöbetler beni günlerce yatağa bağlıyor; yatarken bile tek bir noktaya odaklanmakta zorlanıyorum.”
“Sabah baş dönmesi ile kalktım”
“ Yere eğilirken, ayakkabımı bağlarken başın dönüyor”
“Başım kazan gibi”
“Bulanık görüyorum, bazen odaklanamıyorum”
“Sabahları iyiyim ama çok çalışınca, çok bilgisayara bakınca, başım dönüyor, dengesizlik hissediyorum”.
Bu tür tarifler, vertigonun günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen bir tablo olduğunu açıkça ortaya koyar.

Vertigo Şikayetleri Neden Bu Kadar Farklıdır?
Vertigonun tek bir nedeni yoktur. İç kulak kristallerinin yer değiştirmesinden denge sinirinin iltihabına, iç kulak sıvı basınç değişikliklerinden nadiren merkezi sinir sistemi hastalıklarına kadar geniş bir neden yelpazesi vardır. Bu nedenle her hastada hissedilen baş dönmesi aynı şekilde ortaya çıkmaz.
Bazı vertigo türleri saniyeler sürer ve baş pozisyonu değişince başlar. Bazıları saatler sürer ve yoğun mide bulantısı eşlik eder. Bazı hastalar ise günlerce süren dengesizlik ve bulanık görmeden yakınır. Bu çeşitlilik, “herkese aynı tedavi” yaklaşımının neden doğru olmadığını açıkça gösterir. Yani doğru tedavi için doğru tanının konması elzemdir.
Vertigo Tanısında Neden Ayrıntılı Değerlendirme Şarttır?
Vertigo tanısı yalnızca hastanın “başım dönüyor” demesiyle konulmaz. Ayrıntılı hasta öyküsü, şikayetlerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, hangi durumlarda arttığı dikkatle değerlendirilir. Klinik muayene sırasında denge testleri yapılır ve gerekirse odyolojik değerlendirmelerle işitme sistemi incelenir.
Bazı hastalarda denge testleriyle (Videonistagmografi, Bigisayarlı Dinamik Postürografi, Video Head Impulse Test vb. gibi) tanı netleşirken, nadir bazı durumlarda görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir. Amaç, vertigoya neden olan asıl kaynağı bulmaktır. Çünkü doğru tanı olmadan yapılan tedaviler çoğu zaman geçici rahatlama sağlar veya hiç fayda etmez.
Vertigo Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?
Vertigo tedavisi, nedenine göre planlanır. İlaç tedavisi bazı hastalarda semptomları kontrol altına alabilir ancak her vertigo hastası için kalıcı çözüm değildir. Özellikle BPPV gibi durumlarda, doğru manevra tedavileri ilaçtan çok daha etkilidir.
Bazı hastalarda denge rehabilitasyonu (Kişiye özel denge fizik tedavileri), beynin denge sistemini yeniden uyumlandırmayı hedefler ve uzun vadede belirgin iyileşme sağlar. Burada temel ilke, gereksiz müdahalelerden kaçınmak ve hastaya en uygun yöntemi belirlemektir.
“Baş Dönmesinin Tedavisinde Ana Prensip Neden Olan Hastalığı Bulmaktır”
Bu prensip, hem hastanın gereksiz kaygı yaşamasını hem de yanlış tedavilere yönelmesini engeller. Baş dönmesi yaşayan her hastanın vertigo ilaçları kullanması doğru değildir. Aynı şekilde vertigo tanısı konmadan yapılan rastgele tedaviler, sorunun kronikleşmesine yol açabilir.
Bilimsel ve etik yaklaşım, önce doğru tanıyı koymayı, ardından kişiye özel bir tedavi planı oluşturmayı gerektirir. Bu yaklaşım, vertigo tedavisinde kalıcı sonuçların anahtarıdır.
Vertigo hakkında kapsamlı rehber yazımızı da mutlaka incelemenizi öneririz.
Vertigo ve Denge Bozukluklarında Doğru Tanı İçin Prof. Dr. Şenol Polat ile Görüşün
Vertigo ve denge bozuklukları, yüzeysel değerlendirmelerle geçiştirilemeyecek kadar karmaşık bir alandır. Prof. Dr. Şenol Polat, vertigonun nedenine odaklanan, ayrıntılı tanısal değerlendirmeyi merkeze alan klinik yaklaşımıyla; gereksiz tedavilerden kaçınmayı ve hastaya en doğru yolu göstermeyi hedefler. Baş dönmesi şikayetiniz günlük yaşamınızı etkiliyor, tekrarlıyor ya da nedeni netleşmiyorsa, doğru tanı süreci tedavinin en kritik adımıdır.
Bilimsel, etik ve kişiye özel değerlendirme ile vertigonun kaynağını öğrenmek ve size uygun tedavi planını oluşturmak için randevunuzu oluşturabilirsiniz.
Online randevu almak için: https://senolpolat.com.tr/randevu-al/ url adresini tıklayabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Vertigo Kalıcı Bir Hastalık Mıdır?
Nedenine bağlı olarak tamamen düzelen vertigo türleri vardır. Ancak doğru tanı konulmaz ve uygun tedavi uygulanmazsa şikayetler tekrarlayabilir. Hastalık kötüye gidebilir ve tedavi zorlaşabilir.
Vertigo İlaçla Tamamen Geçer Mi?
Bazı vertigo türlerinde ilaçlar belirtileri hafifletebilir. Bazı hastalıklarda tedavide çok önemli yer tutar. Ancak özellikle pozisyonel vertigoda manevra tedavileri çok daha etkilidir. İlaç, her hasta için tek başına çözüm olmayabilir.
Vertigo Ameliyat Gerektirir Mi?
Vertigo hastalarının büyük çoğunluğunda cerrahiye gerek yoktur. Ameliyat, ancak çok özel ve sınırlı durumlarda gündeme gelir.
Hangi Bölüme Başvurmalıyım?
Vertigo ve denge bozukluklarının büyük bölümü Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü ile ilişkilidir. Bu nedenle KBB ve baş-boyun cerrahisi uzmanına başvurmak en doğru ilk adımdır.
Vertigo Tedavisinde Doğru Doktoru Seçmek Neden Önemlidir?
Vertigo, ayrıntılı değerlendirme ve deneyim gerektiren bir alandır. Doğru tanıyı koyabilen ve gereksiz tedavilerden kaçınan bir uzman, sürecin başarısını doğrudan etkiler. Vertigoda çözüm, çoğu zaman doğru yerde aramaktan geçer.