Çocukluk Çağı Baş Dönmeleri (Pediatrik Vertigo)

Çocukluk Çağı Baş Dönmeleri (Pediatrik Vertigo)

Neden çocuklarda baş dönmesi olabilir?
Erişkinlerde olduğu gibi çocukluk çağında da baş dönmeleri ve denge bozuklukları görülebiliyor. Aynı erişkin hastalarda olduğu gibi çocuk hastalar da şikayetlerini anlatmakta güçlük çekebiliyor ve çok sayıda doktor gezmek zorunda kalabiliyorlar. Hatta çocukluk çağında şikayetlerin daha muğlak olması, çocuğun kendisini daha zor ifade etmesi ve bu dönemdeki baş dönme sebeplerinin farklı olması nedeni ile tanı koymak çok daha zor olabiliyor. Çocukluk çağında erişkinlerin aksine iç kulak kristal dökülme (BPPV), Meniere hastalığı çok nadirdir. İşitme azlığı ile seyreden baş dönmeleri de nadir görülür. Çocukluk çağında en sık görülen baş dönmesi iyi huylu ve tekrar eden çocukluk çağı baş dönmeleri (pediatrik benign paroksizmal vertigo) olarak adlandırılır. Bu klinik hastalıkta kişi sık tekrarlayabilen çok kısa süren ani baş dönmesi veya dengesizlik tarif eder. İşitme ile ilgili şikayeti yoktur. Genellikle aktif olduğu durumlar da olabilir ve hızlıca geçer. Hastalar, çocuk doktorlarına, Pediatrik Nöroloji Bölümü’ne ve Kulak Burun Boğaz Bölümü’ne gelirler. Eğer doğru tanı konulamazsa çok gereksiz olabilen tetkikler yapılabilir. Bu tanımlanan klinik tablo genellikle iyi seyirlidir ve hastalık zaman içinde çoğunlukla kendiliğinden iyileşecektir. Ancak süreç iyi bilinmeli, hasta ve aileye çok detaylı bilgi verilmelidir.

Baş dönmesi kendiliğinden geçmediğinde neler yapılabilir?
Kontrol altına alınamayan hastalarda medikal tedavi ve rehabilitasyon planlanabilir. Bu hastaların bazılarında ileri yaşlarda ve erişkin yaşa gelindiğinde migren gelişebilir. Hastalardan çok iyi öykü alınmalıdır. Şikayetlerin ne kadar süredir var olduğu, ne kadar sürdüğü, pozisyon değiştirmekle ilişkisi sorgulanmalıdır. Yine ek kulak şikayetleri (işitme azlığı, çınlama vb.) sorgulanmalıdır. Araç tutmasının, ailede migren veya baş dönmesi öyküsünün var olup olmadığı öğrenilmelidir.
Hastalar Pediatrik Nöroloji Bölümü ile beraber değerlendirilmeli, ek nörolojik patoloji olmadığından emin olunmalıdır. Doğru tanı konduktan sonra hastalar belirli önerilerle (mesela yaşam şekli, diyet düzenlemeleri ve bazı hastalarda gerekli medikal tedavi ve egzersizlerle) yakından izlenilmelidir.