Baş Dönmesi – Vertigo

Baş Dönmesi – Vertigo

Dengemizi nasıl sağlarız?
Denge, aslında birçok kişi bilmese de duyu organlarımızdan biridir ve tat alma, koku alma, dokunma, görme ve işitme duyularının içerisinde filogenetik olarak en eskisidir. Normal denge fonksiyonu, vücudun (durağan ya da hareket halindeyken) dik pozisyonunu koruyabilme becerisini sağlar. Bunun olabilmesi için vestibüler, görsel ve vücut duyusu sistemlerinden (proprioseptif sistem) kesin ve net veriler alınmalı, bu veriler birbirleriyle bağdaştırılmalı, gereksiz bilgiler elenmeli ve seçilenler uygun harekete bağlanmalıdır.
Tüm bunların gerçekleşebilmesi için sağlam bir nörolojik sistemin yanında, kas ve iskelet sistemleri gereklidir. Bu sistemlerin herhangi birindeki aksaklık olması, hastada dengesizliğe ve düşmelere sebep olur.

Baş dönmesi (vertigo) nedir?
Vertigo, baş dönmesi anlamına gelir. Vertigo bazen bir hastalık gibi adlandırılsa da, bizim için çoğu zaman bir belirtiler topluluğudur. Bize bir klinik tabloyu anlatır. Kişi, başının döndüğünü, etrafındakilerin ya da kendisinin döndüğünü dile getirir. Genelde ‘boşluk hissi’, ‘kafanın kazan gibi olması’, ‘sersemlik hali’ hastaların kullandığı tasvirlerdir.
Vertigo, kısaca ‘hareket yanılsaması –illüzyonu’ olarak tanımlanabilir. Hastanın mekan oryantasyonu bozulur ve/veya hastada, çevredeki eşyaların hareketli olduğu izlenimi gelişir. Sersemlik hali, hastanın sendelemesi, sallanması, dengeyi bulmada güçlük yaşaması ve sarhoşluk hissi yaşaması olarak tanımlanabilir. Yaşlı hasta grubunda ise, sebebi bilinmeyen ve beklenmeyen düşmelerin altında da baş dönmesi veya denge bozuklukları olabilir.

Baş dönmesi şikayeti olan hasta, hastanede hangi bölüme başvurmalıdır?
Baş dönmesi şikayeti olan hastaların yaşadığı en büyük zorluk, hastanede doğru bölümü ve doktoru bulmaktır. Yapılan çalışmalar gösterir ki, en çok bölüm ve hekim değiştiren hastalar, baş dönmesi şikayeti olan hastalardır. Hatta bazı çalışmalarda, bir hastanın baş dönmesi şikayetinin çözümü için ortalama 9 hekim değiştirdiği ispatlanmıştır. Hastaların bu şekilde, hekim, bölüm veya merkez değiştirmelerinin birçok sebebi olabilir:
1. Baş dönmesi muğlak bir şikayettir, tarif edilmesi ve tanınması zor olabilir.
2. Altta yatan sebep bazen bulunamayabilir.
3. Baş dönmesine sebep olan hastalığın tedavisi zor ve uzun olabilir.
4. Baş dönmesine sebep olan hastalıkların bir kısmı aralıklı şekilde tekrar edeceklerdir.
5. Baş dönmesinin sebeplerini bilmek, tanımak ve baş dönmesi ile gelen hastalarla detaylı ilgilenmek, derin bir bilgi ve tecrübe birikimi yanında, sabır ve detaycı bir yaklaşım gerektirir.

Baş dönmesi şikayetinin altında yatan sebepler neler olabilir?
Baş dönmesi ile gelen hastalarda, önce detaylı hikaye alınmalıdır. Çünkü sadece hastanın hikayesi alınarak bile baş dönmesine sebep olabilecek birçok hastalık ön tanı olarak belirlenebilir. Mesela baş dönmesi pozisyon değiştirmekle orta çıkıyorsa, özellikle yatay pozisyonlarda kısa sürüyorsa, işitme azlığı ve çınlaması yoksa, diğer zamanlarda şikayeti yoksa veya sadece hafif sersemlik hali oluyorsa, bu muhtemelen ‘benign paroksizmal pozisyonel vertigo’ olarak tanımlanan, halk arasında iç kulak kristal dökülmesi şeklinde bilinen hastalıktır.
Hasta yaşadığı ilk baş dönmesini çok şiddetli geçirdiyse, bulantı, kusma, işitme şikayeti yoksa, bu durum ‘akut vestibulopati’yi akla getirir. Eğer dönmenin yanında işitme azlığı da varsa ‘ani işitme kaybı’ diye tanımlanan hastalık düşünülebilir.
Bu örnekler ve varyasyonlar çoğaltılabilir; özetlemek gerekirse hekimin iyi bir bilgi birikimi olmalı ve hastadan çok detaylı hikaye alınmalıdır. Hasta sabırlı bir şekilde dinlenmeli ve hastanın yaşadıklarını anlatmasına ortam sağlanmalıdır. Bal dönmesinin en sık karşılaşılan sebepleri, benign paroksizmal pozisyonel vertigo (BPPV), Kr vestibulopati, migrenöz vestibulopati (vestibuler migren) ya da endolenfatik hidrops (Meniere hastalığı) olabilir.
Bu hastalıklar, hastada bir arada da bulunabilirler. Yani hasta BPPV teşhisi ile takip edilirken, hastalık sürecinde Meniere Hastalığı veya migren bulguları da gelişebilir. Belirgin bir oranda, bu hastalıkların kesişim kümesi, altta yatan ortak nedenlerin olabileceğini düşündürür. Mesela özellikle baş dönmesi, KR vestibulopati, migrenöz vestibulopati ve hidrops hastalarında, kaygı bozukluğu başta olmak üzere bazı psikiyatrik hastalıklar görülebilir. Bunun tersi durumlar da yaşanabilir yani kaygı bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklar beraberinde, baş dönmesini getirebilir. Tüm bunların sebepleri araştırılmaktadır ama elimizde henüz net bir bilgi yoktur. Bizim yaptığımız bazı çalışmalarda ‘otonom sinir sistemi’ fonksiyonlarında bozulma olabileceği üzerinde durulmuştur. Yine başka bazı merkezlerin çalışmalarında virüs enfeksiyonları üzerinde durulmaktadır.
Hastanın hikayesi alındıktan sonra muayenesi yapılmalı ve gerekirse vestibuler (denge) testler ile şüphelenilen hastalık doğrulanmalıdır. Daha sonra da tedavi ve gerekirse rehabilitasyon planlanır.

Baş dönmesinde hastaların özellikle bilmesi gereken noktalar nelerdir?
1. Baş dönmesi kesinlikle psikolojik bir hastalık değildir. Organik bir sebebi vardır.
2. Baş dönmesinin en iyi tedavisi doğru tanıyı koymaktan geçer. Eğer doğru tanı konulamazsa tedavisi yanlış olacaktır ve şikayetler daha da kötüleşecektir.
3. Yine doğru tedavi çok önemlidir. Yanlış tedavinin telafisi çok daha zor olabilir.
4. Hastalığı ve sebeplerini bilmeniz çok önemlidir. Hastalığı tanımak, ondan korkmamayı sağlayacaktır.
5. Baş dönmesi hastalıklarının önemli bir kısmı tedavi edilebilmektedir, diğer küçük grubu oluşturan hastaların önemli bir bölümünde de hastalık kontrol altına rahatlıkla alınabilmektedir.
6. Hasta sürekli hekimle iletişimde olmalı, hastalıktan ve baş dönmesinden korkmamalıdır.
7. Hastayı sabırla dinleyebilecek bir hekim bulunmalıdır.
8. Merkez, gerekli denge testlerinin yapılabileceği bir yer olmalıdır.
9. Hekimin gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olması gereklidir.